İngilizce “international” ve “network” kelimelerinden meydana gelen internet,
bireylerin, devlet kurumlarının ya da özel kuruluşların ürettikleri, derledikleri bilgileri
yayınlayabilecekleri ve aynı zamanda gereksinim duydukları her türlü bilgiye kolayca
ve hızlı bir biçimde erişebilecekleri bir araçtır. (Tsai, Lin ve Tsai, 2001; Gürol ve
Sevindik, 2002).
Temelleri ABD ile Sovyetler Birliği arasında yaşanan soğuk savaş dönemlerinde atılan internet olası bir nükleer savaşta askeri iletişim kurmak ve ana bilgisayardaki bilgileri diğer bilgisayarlara aktarmak amacıyla gündeme gelen internet ortaya çıktığı günden itibaren küresel anlamda çok hızlı bir gelişim göstermiştir. ABD Savunma bakanlığı’nın bir kuruluşu olan ARPA (Advanced Research Projects Agency) ‘nın desteği ile çalışmalara başlamış ve 1969 yılında dört ayrı şehirdeki bilgisayar arasında bilgi transferi gerçekleştirilerek sistemin ilk adımı atılmıştır.Ardından ARPANET adı verilen askeri bilgisayar ağı kurulmuştur.(Çağıltay ,1994)
196o larda temelleri atılan internet fikri 1984-1995 yılları arasında tüm dünyayı kapsayacak şekilde genişlemeye başlamıştır.Türkiye de ise ilk geniş ağı 1986 yılında tesis edilen EARN (Europen Academic and Research Network) BITNET (Because it’s Time Network) bağlantılı TÜVEKA (Türkiye Üniversiteler ve Araştırma Kurumları Ağı) ‘dır.
Gelişen dünyada internetin ortaya çıkış amacı iletişimi kolaylaştırmak ve bilgi paylaşımını sağlayarak,araştırmacıların imkanlarını arttırmaktı.Ancak internet tahmin edilenden çok daha hızlı yayılarak temel amacının dışında birçok amaca hizmet etmiştir.Bu durum Patolojik aşırı kullanıma bağlı sorunları da beraberinde getirmiştir.Bunlardan biri Internet bağımlılığıdır. Yapılan çalışmalarda Internet bağımlılığı, problemli internet kullanımı, patolojik internet kullanımı, internet davranış bağımlılığı ve cyber bağımlılığı gibi pek çok kavramın kullanıldığı görülmektedir.
Sağlıklı internet kullanımı ise,düşünsel,davranışsal herhangi bir rahatsızlık duymaksızın uygun bir zaman diliminde,istendik amaca ulaşmak için internet kullanımı olarak tanımlanmıştır.(Davis,2001) Young (1996) internet bağımlılığı terimini tercih ederek,internet bağımlılığını,akademik,sosyal ve mesleki zararlara yol açmasıyla,madde ve alkol bağımlılığına benzetmiştir.Daha sonraki çalışmalarında Young (1998) “Patolojik kumar oynama” kriterlerini temel alarak “Problematik internet kullanımını” tanımlamıştır.Kandel (1998),internet bağımlılığını,bir psikolojik bağımlılık olarak tanımlamış ve özellikle gençleri bu bağımlılık açısından riskli grup olarak değerlendirerek ,aşırı internet kullanımının sağlık,ilişki ve zaman yönetimiyle ilgili sorunlara neden olabileceğini vurgulamıştır.
Avrupa Birliği'nin yayınladığı bir rapor da İnternet bağımlılığı kavramını destekliyor. AB araştırmasında, günde 4 saatten fazla sanal alem de sörf yapan kişilerde tıpkı kumar bağımlılarında olduğu gibi, beyinde insanın kendisini iyi hissetmesini sağlayan adrenalin benzeri bir kimyasal olan dopamin birikmesi meydana geldiği tespit edildi.
Son dönemlerde internette geçirilen sürenin artması ile beraber, internet kullanımının insan üzerindeki etkileri daha fazla sorgulanmaya başlanmıştır
Yapılan araştırmalar bireylerin bir kısmının interneti ihtiyaçları doğrultusunda kullandıkları, bir kısım kullanıcının ise ihtiyacının dışında zaman kontrolü olmadan interneti kullandıkları için iş ve sosyal hayatlarında kayıplarla karşılaştıkları sonucuna ulaştırmıştır.
Kullanıcılarını kendisine bu denli bağlayan ve bağımlı hale getiren İnternet ortamını bu kadar cazip hale getiren nedir? İnternet ortamında iletişim ortamı nasıldır ve hangi özellikler sahiptir. Genel olarak bu özellikleri sıralayacak olursak;
- İnternette zaman konusunda bir sınırlama olmadığı gibi mekan sınırı da yoktur.Yani insanlar günün istedikleri saatinde internete girerek coğrafi sınırları aşarak dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan herhangi bir kişiyle iletişim kurabilir.
- Bireylerin internet ortamında kendilerini tanıtmaları tamamen kendi kontrollerindedir. Kişinin günlük hayatta yüz yüze iletişime geçtiğinde yaşadığı sıkıntılar bu ortamda minumum seviyededir. Hatta kişi yeni bir kimlik oluşturabilir.King bu durumu,iletişimde “hyperpersonal aspect” yani kişinin kendisini sunarken seçici olduğu bir yol olarak tanımlamıştır.İnternet bağımlılarının asosyal bir kişilik yapısına sahip olduklarını göz önünde bulundurursak bu durumun anlamlılığı da ortaya çıkacaktır.
- Uzun süre ucuz iletişim imkanı sağlayan İnternet çift yönlü bir iletişim aracıdır ve herkes internette duygu ve düşüncelerini sohbet ortamında risk almadan ifade eder ve başka insanların duygu ve düşüncelerine şahitlik yapma fırsatı elde eder.
- Sosyal ilişkilerde zorlanan bireyler bu grup içinde onaylandıklarını, bir gruba dâhil olduklarını, kabul edildiklerini hisseder
- Kolay iletişim kuramayan çocuk ve ergenlere birçok kişi ile tanışma olanağı sunar.